Bir Çiçek Yılı Sonra

Bu albümün öyküsü, Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptığım dönemde başladı. Albümdeki şarkıların çoğunu sevgili öğrencilerimle kurduğum grubumuz “Işığın Yansıması” konserlerinde yorumladık. “Bir Çiçek Yılı Sonra” bunların yanısıra yeni çalışmalarımı da içeriyor. Bestelerimin albüme dönüşmesini sevgili arkadaşım Ercüment Vural’a borçluyum. Ercü büyük bir özveriyle tüm parçaları düzenlediği gibi, iki şarkıyı da seslendirdi.

Diğer şarkıları Teoman, Aslı, Selen ve Ali başarıyla yorumladılar. Miksaj Fuat Domaniç tarafından özenle gerçekleştirildi. Bülent Erkmen albümün tasarımını, Ferah Perker uygulamasını üstlendi. Çalışma boyunca eski dost Serdar Yalçın her zaman olduğu gibi hep yanımdaydı. Hepsine ve benden desteğini esirgemeyen, başta sevgili kardeşim Feryal Tükel olmak üzere, Turgut Tükel’e ve tüm diğer dostlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Onların dostluk ve dayanışma adına verdikleri çabalarla bu albümü gerçekleştirdik.

Murat Özyüksel, İstanbul 1994

“Bir Çiçek yılı Sonra” için yapılan eleştirileri okumak için lütfen tıklayın

Lavinia

Söz: Özdemir Asaf
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Ercüment Vural

Sana gitme, demeyeceğim
Üşüyorsun, ceketimi al
Günün en güzel, saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Yine de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyliyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını herkesden, gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia

Yağmurlara Söyle

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Aslı Omağ

Dayanamam birden gelirsen
Güneş doğar gibi yavaş yavaş gel
Gelişin yıkım gibi olmamalı
Gelişin önceden belli olmalı
Yağmurlara söyle geleceğin günü

Geldiğinde akasyalar
Karlar gibi vuracak camlara
Güller çıldıracak sevinçten
Seni görebilmek için
Pencereden sarkacak sardunyalar
Ayva çiçekleri selam duracak
Sapsarı bakışına

Gelişin önceden belli olmalı
Yola çıkarken haber sal sularla
Ne yap yap üç gün önceden bildir
Ağaçlarla göklerle kuşlarla

Bir Çiçek Yılı Sonra

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Teoman Yakupoğlu

Karanlıktan ıslanan çiçekleri
Koyacaklar eski bir kitabın arasına
Her çiçek toplayışta seni anacaklar
Gözüpek bir çocuk gibi
Çıktın diye güzlerin karşısına

Bir çiçek yılı sonra
Bir saksıda bekleşen sardunyaya
Karışacak su mavisi gözlerin
Bir çiçek yılı sonra
Kim bilir hangi rüzgarda
Bin umut yılı sonra
Kim bilir hangi sularda
Bir çiçek yılı sonra
Kim bilir hangi denizde
Bin umut yılı sonra
Kim bilir hangi göktesin

Yağmalanmış kentleri sen bilirsin
Anıt dikerler ölülerin anısına
Seni toprağında unutacaklar
Seni kitaplarda anacaklar

Duran günden korkardı
Yaradılıştan çocuktu
Yapacak bir şeyi yoktu
Çıktı büyümüşlerin karşısına
Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi rüzgarda
Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi göktesin
Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi denizde
Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi sularda
Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi rüzgarda
Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi göktesin

Yağmur

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Aslı Omağ

Değil mi ki yorgundun
Karanlıktan yorgan örttü geceler
Takılıp maviye uçtun bütün günü
Yağdın gül yaprakları gibi
Sonra dereye doğru koştun
Şimdi uyu denizde yarın gene bulutsun

Değil mi ki kayalarda çiçeklenen savaşsın
Gökte sevinçsin beyaz beyaz
Değil mi ki yıkadın tarlaları
Değil mi ki dağlardan
Geldiğin gün başlamayı bekler yaz

Değil mi ki havaydın rüzgâr oldun
Leyleklerle göçlere tutuldun
Turnalarla tanıdın uzakları
Değil mi ki insanlaştırdın kili
Değil mi ki taşları yoğurdun ellerinle
Değil mi ki dönüşsüz savaşçısın
Sonsuzluğa doğru bırak kendini

Yaşamak Alışmaktır

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Teoman Yakupoğlu

Yaşamak alışmaktır
İşportada satılan kadın geceliklerine
Alışmak manavlara
Alışmak doçentlik tezlerine

Hep bu yeşilleri giy
Bu moru tak saçlarını topla da

Bunu sen de bilirsin
Alışmak yaşamaktır bakıp bakıp kendine
Yaşamak bir gün uyanmaktır
Birgün birdenbire yalnız kalmaktır
Yaşamak alışmalardan sonra
Alıştığın herşeyle savaşmaktır

Yaşamak alışmaktır
İşportada satılan kadın geceliklerine
Alışmak manavlara
Alışma.k doçentlik tezlerine
Bunu sen de bilirsin
Alışmak yaşamaktır bakıp bakıp kendine

Hep bu yeşilleri giy
Bu moru tak saçlarını topla da

Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk

Söz: Orhan Veli
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Teoman Yakupoğlu

Harbe giden sarı saçlı çocuk !
Yine böyle güzel dön ;
Dudaklarında, deniz kokusu.
Kirpiklerinde tuz ;
Harbe giden sarı saçlı çocuk

Pembe Karanfilli Kız

Söz: Özcan Yurdalan
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Teoman Yakupoğlu

Beni alnımdan vurdular
pembe karanfilli kız.
her gece, vuruyorlar
pembe karanfilli kız.

kurşun, karanlıktaki sesiyle
aralıyor, geceyi
herşeyim, orada kalıyor
herşeyim, orada
sabah
uzun bir yelken direğinin,
ucunda, sallanıyor
saatlerin,
ateşin
ve suyun sesi
susuyor

Beni alnımdan vurdular,
pembe karanfilli kız.
her gece vuruyorlar,
pembe karanfilli kız.

kurşun, kemikteki sesiyle aralıyor
geceyi.
sana yazdığım, şarkılar, takılıyor
aşılı dut dallarına.
özgürlük bir ağızdan, aralıyor geceyi
ellerini duyuyorum, kapalı gözlerimi
ısıtan
herşeyim
ellerine kalıyor

Günaydın Sabah

Söz: Özcan Yurdalan
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Ali Erenus

Kiminin
adını sildik defterimizden
kimi
oyalı yazmalarla dolandı boynumuza …
açtık
açıktık
sarmaya hazırladık ki
iki kucakla
yine de
ya biz geç kaldık
ya biraz erken geldi beklediğimiz

günaydın sabah
adını sildiklerimiz
günaydın sabah
yanıbaşımızdaki sevda

Uçurtma

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Selen Gülün

Bütün sokakların tozu var ellerinde
İçin bir su birikintisi
Üstünde, kâğıttan bir kayık
Biz deriz ki savaşlar, savaşları izliyor
Sen dersin ki, kaydırak, oynasaydık

Akşam iner günün son uçlarına
Sular büsbütün değişti
Çiçek açtı, karanlık
Sen dersin ki gece de, gündüzdendir
İnanmazsan, bak benim, saçlarıma

Sen dersin ki gök size,
Masmavi bir umuttur
Uzar gider sonsuza
Ben gök nedir anlamam
Bildiğim
Gök olmasa, uçamazdı, uçurtma

Kuşlar ve Çocuklar

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel
Solist: Ercümant Vural

Akşam kuşlar gibi konunca dallara
Yağmur ve çocuklar karışır karanlıklara
Ben, seni ezberlerim kendi kendime

Yağmur ve çocuklar kuşlara katılıp
Elele gezerken soğuk akşamı
Ben, seni mırıldanırım kendi kendime

Yağmur ve çocuklar
Birlikte oynarlar bitmez oyunlarını
Senden haber beklerim
Gece saçaklara, inene kadar

Gece saçaklara inince
Gözlerin gibi ipince
Yağmur ve çocuklar, güle oynaya
Seni getiririler yanlızlığıma
Ben seni düşünürüm

Lale Barçın
… Bütün bu poplar, fantaziler ve karmaşalı müzik dünyasında “ıssız bir ada”, “bir can simidi” arayan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

Orhan Kahyaoğlu
Sanatçı için ön planda olanın müzikal yetkinlik olduğu hemen dikkat çekiyor.

Burak Eldem
“Bir Çiçek Yılı” sonrası için “Yağmurlara Söyle”nen rock baladları

Daha işin en başında şunu belirtmeliyim ki elinizdeki bu albüm Türkiye’de pek alışmadığımız türde bir çalışma. Her birinin üzerinde yıllarca çalışılmış ve adeta doksanların başından bu yana zaman içinde “demlenmiş” on balad, değişik genç sesler tarafından yorumlanıyor. Şiirler Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’ a ait. Murat Özyüksel seksenlerin ikinci yarısında başlayan bir süreç içinde bunları bestelemiş ve albümdeki baladların çoğu, Bursa’da İktisat Fakültesi öğretim üyesiyken öğrencileriyle oluşturduğu “Işığın Yansıması” grubunun konserlerinde seslendirilmiş. Bu gün o grup varığını sürdürmüyor ama baladlar konserleri izleyenler dışında kimse tarafından bilinmediği için yeni ve taze üretildikleri dönemden çok sonra bu baladlarla tanışmalarına karşın adeta sahilenerek yorumlayan genç seslerin getirdiği sıcak havayla albüm, 68 değilse de 78 kuşağıyla bugünün gençliğinin müzikal ve tabii düşünsel buluşmasını sağlamış gibi. Bu farklılıklardan ilki. İkinci önemli farklılık Murat Özyüksel’le aynı frekansı yakalayarak uyumlu ve verimli bir ikili oluşmasını sağlayıp, albümü adeta bir proje gibi düşünen Ercüment Vural’ın katkılarıyla ortaya çıkmış. Tüm düzenlemeleri ve altyapıyı Murat’la günlerce hatta haftalarca çalışarak oluşturan Ercüment, baladlara Türkiye’de sık rastlamadığımız bir ses zenginliği ve derinlik kazandırırken, albümün etkileyici atmosferinde de pay sahibi olmuş. Sonuçta karşımıza çıkan ticari kaygıların hemen hiç gözetilmediği ( ama profesyonellik kavramının hakkını vererek üretilmiş ) düzeyli bir çalışma, her ne kadar Murat’ın bestelerindeki “soft rock” ya da “klasik rock” çerçevelerine yaklaşıyorsa da, albümün bütünü için böylesi genel bir tanımlama yapmak kolay değil. Zaman zaman blues, jazz hatta reggae renkleri bile çıkıyor karşınıza. Ve mutlaka ilk dinleyişinizde bazı parçalara yakalanıyorsunuz. Kendi adıma iz bırakan parçaların başında Özcan Yurdalan’ın sıcak dizeleri üzerine kurulu “Günaydın Sabah”, Orhan Veli’nin o güzel şiiriyle aynı atmosferi yakalayan “Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk” ve Afşar Timuçin’in şiirindeki sıcaklığı aynen yansıtan “Yağmurlara Söyle” nin geldiğini söyleyebilirim. Kuşkusuz herkesin favorileri farklı olacak; sizinkiler de. Ama albüme kayıtsız kalamayacaksınız.

Müzik Vizyon – 28 Şubat 1998
Akustik ve klâsik gitarda Murat Özyüksel, vokal ve elektro gitarda Murat Durmaz, bas gitarda Barlas Çevikus’tan kurulu Işığın Yansıması, yabana atılmayacak bir grup… Şarkı sözlerinde seçtikleri kelimeler, müziğin o kelimeyle uyuşumu alkışlanacak kadar güzel.. Bunlara klavyeli çalgıların, akustik gitarın ve vokallerin tınısını ekleyin.. Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı… Gruba klavyede Serdar Yalçın, davulda Mert Alkaya’nın katkıları büyük.. Murat Özyüksel’in bestelerini grup üyeleri Serdar Yalçın ile birlikte düzenlemişler..

Bestelerin tümü Murat Özyüksel’e ait… Düzenlemeleri grup üyeleri. Serdar Yalçınla birlikte yapmışlar.. Işığın Yansımasfnın bir özelliği de başta Orhan Veli, Cahit Külebi gibi çağdaş şairler olmak üzere günümüzün şairlerinden Afşar Timuçin, Özcan Yurdalan, Nihal Özyüksel’in şiirlerinin üzerine beste yapmaları… En beğendiğimiz yapıtlar: “Bir Yaz Günlüğü”, “Kalyonlar”. ”Birdenbire”, “Hikaye”, “Bildiri”, “Bardaktan Boşanırcasına”… Özellikle “Öleceksek İnsan Gibi Ölelim/Gelecekse Getirelim Yazlan” tekrarlarıyla “Kalyonlar”, albümün en çarpıcı melodisi olarak kulaklarımızı okşuyor: Hemen arkasından da Orhan Veli’nin şiirlerinden bestelenen “Birdenbire” adlı soft rock parça geliyor… Titizlikle hazırlanan albüm, 70′li yılların gitar tonlamaları, klasik rock unsurlarıyla iddialı ve renkli bir çalışma.. Murat Özyüksel ve arkadaşlarını kutluyoruz!..

Top Pop – 7 Temmuz 1994
Yeni ve oldukça farklı bir çalışma. Bu kasetin üzerinde yer alan Murat Özyüksel ismini okuyup da bir tek yorumcusu olduğunu sanmayın. Soft rockdan, blues, caz ve reggae melodilerine kadar geniş bir yelpazeye sahip bu çalışmanın tamı tamına 5 ayrı yorumcusu var. Bestelerin Murat Özyüksel imzası taşıdığı çalışmanın solistleri ise Teoman Yakupoğlu, Aslı Omağ, Selen Gülün, Ali Erenus ve aynı zamanda düzenlemelere imza atmış olan Ercüment Vural. Şarkıların sözlerini oluşturan şiirler ise Orhan Veli, Özdemir Asaf, Afşar Timuçin ve Özcan Yurdalan’a ait. Bu ilginç çalışma Mega Müzik tarafından hazırlanmış. Albümlerinizin arasında değişik bir yapıt görmek istiyorsanız bu çalışmayı dinlemenizi öneriyoruz.

Hey – 3 Ağustos 1994
Orhan Kahyaoğlu

Müzik Market’te yeni bir isim daha: Murat Özyüksel. Bu sanatçıyı ve müziğini günümüzün klasik pop kategorisi içinde değerlendirmek zor, Ozyüksel, pop müziğinin günümüzdeki gidişine ters düşen bir müzikalitenin temsilcisi. Market’e kaçınılmaz olarak giriyor. Ama, müziğiyle rekabete izin vermiyor, Murat Özyüksel albümde şarkıcı olarak yer almıyor. Bestelerin tümüne imzasını atmış. Albümün düzenlemelerini ise Ercüment Vural üstlenmiş. Özyüksel’in müziği, softrock bir çizgiye yakın, Balad türü parçalar ağırlıkta. Sanatçı için ön planda olanın müzikal yetkinlik olduğu hemen dikkat çekiyor. Bunun yanında seçtiği şiir ve şarkı sözlerinin özel bir anlam taşıdığı söylenebilir, Albümün bir başka özelliği şarkıcıların hemen tümünün popüler isimler olmaması. Buna rağmen verdikleri performans son derece başarılı, “Bir Çiçek Yılı Sonra” da büyük keyifle dinlediğimiz parçalar çoğunlukta. Fakat özellikle “Günaydın Sabah”, “Lavinya” ve “Yağmur”u dinlemekten bıkmıyoruz. Albümde düşünsel yanı kadar, melankolik atmosferi de etkileyici.

Pop Star – 9 Kasım 1994
Bu albüm, kulaklarımıza, ilk dinleyişte yabancı gelebilecek tarzda bir çalışma. Ancak gelecekteki müzik an anlayışına katkıda bulunması açısından önemli. Besteler bir grup havası estirse de, tamamı Murat Özyüksel’e ait. Düzenlemelerde Ercüment Vural imzası görüyoruz. Şarkıları ise Teoman Yakupoğlu, Aslı Omağ, Ali Erenus ve Ercüment Vural yorumlamış. Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’a ait şiirleri dinlemek insana ayrı bir keyif veriyor. Albümdeki parçalar soft rock tarzına yakın olsa da, net bir sınıflandırma yapmaya gerek yok. Sadece güzel ve özenli bir çalışma olduğunu söylemek yeterli. Bir dinleyin deriz…

Number One – 7 Aralık 1994
Türkiye’de pek alışılmış tarzda olmayan bir albüm “Bir Çiçek Yılı Sonra”. Baladlardan oluşmuş bu albüm uzun bir çalışmanın ürünü. Çünkü Murat Özyüksel tam 10 yıl öncesinden başlayarak kasette yeralan şiirleri bestelemiş. Bu şiirler; Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’a ait. Baladların her biri değişik genç sesler tarafından yorumlanıyor. Albümün alt yapısında olduğu kadar düzenlemelerinde de Ercüment Vural’ın imzasını görüyoruz. Albümde her ne kadar bol bol “Soft Rock” ve ‘”Klasik Rock” etkileri göze çarpsa da genel anlamda yine de böyle bir nitelendirme yapmak yanlış olur. “Bir Çiçek Yılı Sonra”da ayrıca caz ve hatta_regae ritimlerini duymak da olası.




Yorum bırakın: