
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Işığın Yansıması &#187; Grup Üyeleri</title>
	<atom:link href="http://www.isiginyansimasi.com/index.php/category/grup-uyeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.isiginyansimasi.com</link>
	<description>Işığın Yansıması Resmi Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Aug 2011 18:58:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Barlas Çevikus</title>
		<link>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/barlas-cevikus/</link>
		<comments>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/barlas-cevikus/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 12:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sedat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Barlas Çevikus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isiginyansimasi.crema.com.tr/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[
Barlas Çevikus, Işığın Yansıması&#8217;nın bas gitar elemanı olmasının haricinde, toplumun gelişmesi ve müreffeh bir düzeye ulaşması için de çeşitli çalışmalar yapmıştır, yapmaktadır ve yapacaktır. Işığın Yansıması&#8217;na katılmadan önce birkaç yüz grupla çalmış, &#8220;King White&#8221; adlı rock grubuyla birlikte Türkiye&#8217;nin ilk rock albümlerinden biri olan &#8220;Bad Badder Baddest&#8221;ı yayınlamıştır. 80&#8242;li, 90&#8242;lı ve 2000&#8242;li yıllarda uzunca bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Barlas" src="/wp-content/uploads/Barlas.jpg" alt="Barlas" width="200" height="164" /></p>
<p>Barlas Çevikus, Işığın Yansıması&#8217;nın bas gitar elemanı olmasının haricinde, toplumun gelişmesi ve müreffeh bir düzeye ulaşması için de çeşitli çalışmalar yapmıştır, yapmaktadır ve yapacaktır. Işığın Yansıması&#8217;na katılmadan önce birkaç yüz grupla çalmış, &#8220;King White&#8221; adlı rock grubuyla birlikte Türkiye&#8217;nin ilk rock albümlerinden biri olan &#8220;Bad Badder Baddest&#8221;ı yayınlamıştır. 80&#8242;li, 90&#8242;lı ve 2000&#8242;li yıllarda uzunca bir süre profesyonel olarak müzik yapmıştır.</p>
<p><span style="color: #000000;">___</span></p>
<p>Kent FM (İstanbul), Radyoaktif (Bursa) ve Olay FM (Bursa) gibi frekans modülasyonu iletişim araçlarında gürültülü ve gürültüsüz müzik çalıp ona buna laf atmıştır, hatta sıklıkla ağır konuştuğu olmuştur. Bi ara Flash TV&#8217;de bile bişeyler yapmıştır. Oldukça uzun bi süre Retail News, İnsan, CEO&#8217;s gibi dergilerin Yazı İşleri Müdürlüğü ve Medea İletişim&#8217;in Genel Yayın Yönetmenliği&#8217;ni yürütmüştür. Görevlerini üstün başarıyla sürdürmüş ama bu kadar olağanüstüötesi iş yapmasına karşın herhangi bir ödüle layık görülmemiştir. Şimdi de Contactplus İletişim Hizmetleri&#8217;nde halkla ilişkiler ile iştigal etmektedir.</p>
<p><span style="color: #000000;">___</span></p>
<p>Barlas Çevikus ayrıca, İngilizce&#8217;den Türkçe&#8217;ye çeviri yaparak memleketin muassır medeniyetler seviyesine ulaşmasına katkıda bulunmaktadır. Yayınlanmış çevirileri arasında Mezbaha No 5 &#8211; Slaughterhouse Five, Kurt Vonnegut (Dost Kitabevi Yayınları) / Omon Ra &#8211; Omon Ra, Viktor Pelevin (Dost Kitabevi Yayınları) / Kutsal Fahişeler &#8211; Heaven&#8217;s Harlots, Miriam Williams (Varlık Yayınları) / Define Adası &#8211; Treasure Island, R. L. Stevenson (Remzi Kitabevi) / Arzın Merkezine Seyahat &#8211; Journey to the Center of the Earth, Jules Verne (Remzi Kitabevi) / Gurur ve Önyargı &#8211; Pride and Prejudice, Jane Austen (Remzi Kitabevi) ve bitakım gezi kitapları sayılabilir. Dost Kitabevi Yayınları adına editörlük çalışmaları da yürütmüştür. Bu alanda da ödüle layık görülmemiştir.</p>
<p><span style="color: #000000;">___</span></p>
<ul>
<li>Son derece Fenerbahçeli&#8217;dir. Ama buna karşın Fenerbahçe&#8217;den herhangi bir ödül almamıştır.</li>
<li>Canlı performansta ve stüdyo kaydında Fender Jazz Bass (1968 model) kullanır. Biraz eski kafalı bir düşünce olduğunu kabul etse de, bildik ayak pedallarından kopamamaktadır. Sahnede Boss Compressor (CS-3) ve bazen de Boss Equalizer ile Boss Super Chorus pedallarını kullanır. Tercih ettiği sahne anfisi Trace Elliot&#8217;dır. Bi gün olup da ne Fender ne Boss gel sana ödül vedik dememiştir; Trace Elliot&#8217;tan zaten böyle bir şey hiçbir zaman beklememiştir.</li>
<li>Ağırlıklı olarak hard-rock ve heavy-metal dinler. Sevip saydığı topluluklar arasında Q-5, Iron Maiden, Rush, Live, Metal Church, Blind Guardian, Deep Purple, Uriah Heep ve memleketten de Malt ile Mor ve Ötesi sayılabilse de, en sevdiği müzik adamı Billy Joel, en beğendiği müzik olayı da Jesus Christ Superstar rock operasıdır. Billy Joel, Tom Jones ve Meat Loaf&#8217;un dünyanın en iyi solistleri olduğuna inanır (bu konuda sabit fikirlidir ve kendisiyle kesinlikle tartışılamaz).</li>
<li>&#8220;En beğendiği müzisyenler&#8221; şeklinde bir yaklaşıma sıcak bakmaz. Birden fazla kişinin yaptığı müziğin toplu olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünür ve müzisyenlerin, yapılan müziğin genel sound&#8217;una katkıda bulunmaları gerektiğine inanır. Bu durumda da, üretilen müziği değerlendirdiği için bireylerin gereğinden fazlasını yaparak müzisyenlik gösterisi uğruna olması gerekinin dışına çıkmalarını anlamlı bulmaz. Eğer bir değerlendirme yapması gerekirse, müzisyenlerin çıkan sound&#8217;a olan katkıları yönünden ele alınması gerektiğine inanır (bu konuda da sabit fikirlidir ve kendisiyle tartışmak güçtür, karşı tarafı dinlemez). Ama bu düşüncesiyle de ödül falan kazanamamıştır.</li>
<li>Zaman içinde ruh hali uygun olursa, bu sayfaya yeni ilaveler yapmaya söz vermiştir&#8230; Ayrıca bi ara kendisi için bi web sitesi hazırlayacaktır ve bu siteyi 2024 yılının 11 Mayıs&#8217;ında (doğum günü, tabii ki Boğa) açmayı planlamaktadır, ancak bikaç gün gecikebilir. Bu siteyle kesinlikle ödül kazanmayı hedeflemektedir.</li>
<li>Evlidir, babadır ama &#8220;en iyi koca&#8221; ya da &#8220;en iyi baba ödülü&#8221; kendisine henüz verilmemiştir. Bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/barlas-cevikus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayhan Ortuntaş</title>
		<link>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ayhan-ortuntas/</link>
		<comments>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ayhan-ortuntas/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 12:07:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sedat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayhan Ortuntaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isiginyansimasi.crema.com.tr/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Gökyüzünün altında  hep bir başına hissediyor kendini, sokaklarda yalnız, genellikle kalabalık yerlerde rastlıyorsunuz, çarpıp geçiyorsunuz belki de, aldırmıyor. O köydeki cocukluğunun yeşil çayırlarında yalınayak dolaşıyor. Üşüyor kendine benzeyen  birini görünce. Sevdiklerini  göğsüne bastırırken kırıyor ve uykuları kacıyor geceleri devirdiği  çamları hatırladıkça. Ender olarak sabahları içinde anlamsız bir neşe ile uyanıyor. Türkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Ayhan" src="/wp-content/uploads/Ayhan.jpg" alt="Ayhan" width="200" height="192" />Gökyüzünün altında  hep bir başına hissediyor kendini, sokaklarda yalnız, genellikle kalabalık yerlerde rastlıyorsunuz, çarpıp geçiyorsunuz belki de, aldırmıyor. O köydeki cocukluğunun yeşil çayırlarında yalınayak dolaşıyor. Üşüyor kendine benzeyen  birini görünce. Sevdiklerini  göğsüne bastırırken kırıyor ve uykuları kacıyor geceleri devirdiği  çamları hatırladıkça. Ender olarak sabahları içinde anlamsız bir neşe ile uyanıyor. Türkü söyleyerek herşeyle eğleniyor. O an dünyayı değiştirebileceğine sonsuzca inanıyor. Bugüne dek yaptığı şeylere böyle sabahlarda başladı. Çocukken her sabahı böyleydi. Akşam olup gaz lambasının ışığına sığınınca  o kadar börtü böceğin, kuşların nereye sığındığını, babasının gittiği yerden ne ile döneceğini  merak ederdi. Baba  getirdiği elmayı soyarken bir gün bu köyden kasabaya gideceklerini, herşeyin düzeleceğini anlatır o da kağıtlara hiç görmediği gemileri, taşıtları çizer, bisiklet hayali kurardı.<br/><br/><br />
Bisiklete babası öldüğü gün bindirdiler (Burda ağlanacak). Kasabayı yatılı okula gelince gördü. Pazar günleri çarşı iznine devletin verdiği iğrenç renkli takım elbiselerle çıkar, bütün okul izinlerini sinemada geçirirdi. Beş film birden. Arzu Okay, Feri Cansel&#8230;. Ağabeyleri başka işlerle uğraşıyordu. Devrim kırdan mı başlayacak, kentten mi ? Çatışmalar, boykotlar&#8230; 79 yılında Kepirtepe öğretmen okulundan Gökçeada&#8217;ya sürgün edildi. Üniversite sınavına girenlere iki gün ada dışına cıkma izni veriyorlar diye bin lira borç bulup başvurdu. Sigaranın serbest olduğunu öğrenince sınava da girdi. Terleyen arkadaşlarını sigarasını tüttürerek izledi.<br/><br/><br />
Bursa İ.T.İ. Akademisinde İktisat okurken  matematik öğrenmesi zorunluluğunu farketti. Kamu yönetimi bölümünde okurken Murat Özyüksel&#8217;i tanıdı. Şeker gibi hocaydı. Okula mobiletle gelirdi, Pink Floyd&#8217;u sever ve gitar çalardı. Işıgın Yansıması konserleri başladı. İyiydik be..<br/><br/><br />
Kaymakam filan olmadı. Gitar çaldı.<br/><br/><br />
Bestelerini kaydetmek için stüdyo mevzularına daldı. Hala çıkamadı, çalıyor kaydediyor.<br />
İstanbul&#8217;a geldi. Geride bıraktığı ailesinin dışında kimsenin umrunda olmadı. Neslihan&#8217;la bir çocuk yaptılar. İtiraf etmek gerekir, yaptıgı hiçbir müzik bu kadar güzel olmadı.<br/><br/><br />
Işıgın Yansıması ile iki albüm dışında;<br/><br/><br />
Kurtuluş -Akdeniz Rüzgarı<br/><br />
Cumhuriyetin Altın Yolu Belgeseli<br/><br />
Soner Olgun ile Whyet Kültür Dizisi &#8211; Ninnilerimiz<br/><br />
Murat Özyüksel ve Ali Erenus ile Demiryolları Belgeseli müziklerini yaptı.<br/><br />
Halen TRT için bir dizinin müziklerini hazırlıyor.<br/><br/><br />
İngilizce bilmiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ayhan-ortuntas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Erenus</title>
		<link>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ali-erenus/</link>
		<comments>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ali-erenus/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 11:55:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sedat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ali Erenus]]></category>
		<category><![CDATA[Grup Üyeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isiginyansimasi.crema.com.tr/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[1968 İstanbul doğumluyum. Galatasaray  Lisesinin ortaokul yıllarında, okul orkestrasıyla başlayan keyifli uğraşılar, 17 yaşından itibaren, gece çalışmalarıyla birlikte, yavaş yavaş profesyonelliğe doğru kaydı.
Değerli arkadaşlarımla beraber olmanın mutluluğunda, çeşitli guruplarda, solistlik yaptım, yarışmalara katıldım, dereceler aldım.
Güzel bir düş gibi geçen lise yıllarının ardından, müziği bir yaşam biçimi olarak seçmenin, zor ve dehşetli güzel yollarında buldum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Ali" src="/wp-content/uploads/Ali.jpg" alt="Ali" width="129" height="194" />1968 İstanbul doğumluyum. Galatasaray  Lisesinin ortaokul yıllarında, okul orkestrasıyla başlayan keyifli uğraşılar, 17 yaşından itibaren, gece çalışmalarıyla birlikte, yavaş yavaş profesyonelliğe doğru kaydı.<br/><br/></p>
<p>Değerli arkadaşlarımla beraber olmanın mutluluğunda, çeşitli guruplarda, solistlik yaptım, yarışmalara katıldım, dereceler aldım.<br/><br/></p>
<p>Güzel bir düş gibi geçen lise yıllarının ardından, müziği bir yaşam biçimi olarak seçmenin, zor ve dehşetli güzel yollarında buldum kendimi.<br/><br/></p>
<p>89 yılında, Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, şan bölümüne girdim. Şarkı söylemek konusunda ne kadar az şey bildiğimi ve doğru yolu gösteren değerli hocalarıma, kucak dolusu teşekkür.<br/><br/></p>
<p>90 yılında kurduğum “Fat Boys” gurubuyla, üniversite boyunca, kışın Ankara gecelerinde, yazın İstanbul’ da izleyicilerle buluştuk, farklı ortamlarda buluşmaya devam ediyoruz.<br/><br/></p>
<p>Beste ve söz çalışmaları beni kişisel bir albüm oluşturup, sesimi daha fazla insana duyurmaya ve prodüksüyon şirketlerine sürükledi. Bir türlü birbirimizi sevemedik. Ne ben onların istediği gibi olabildim, ne de onlar benim kadar müziğe değer verdi.<br/><br/></p>
<p>97 yılında sevgili Cem Karaca sayesinde, dostum Murat Özyüksel’ le tanışma fırsatı buldum. “Bir Çiçek Yılı” albümünün sıcaklığında başalayan ilişkiler, beni, üç pırılpırıl, doğru insanın yanına daha götürdü. Ayhan, Barlas, Ertuğrul ve tabiiki Murat, beni karşılıksız arkadaşlıklarıyla kucakladılar. Beraber yaptığımız kayıt ve konser çalışmalarında, lise yıllarından sonra içimde uyumaya başlayan “rock solistliği”, silkindi, serpildi.<br/><br/></p>
<p>Her şeyin büyük bir hızla kirlendiği ve yozlaştığı yaşamda, Işığın Yansıması’ nı bir keyif, bir pırıltı, bir nefes olarak görüyorum.<br/><br/></p>
<p>Ali Erenus</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/ali-erenus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Murat Özyüksel</title>
		<link>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/murat/</link>
		<comments>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/murat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 11:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sedat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Grup Üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Özyüksel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isiginyansimasi.crema.com.tr/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Uludağ Üniversitesi Müzik Kulübü danışmanlığını kabul ettikten kısa bir süre sonra, üniversitedeki görevime başlarken aldığım &#8220;müziği bırakmanın zamanıdır&#8221; kararının uygulanabilir olmadığını anladım. Zira müzik virüsü bir kez vücuduma gjrmişti ve fırsat bulduğu her durumda istediği tahribatı yapacaktı. Mesleğe başlarkenki kararımın nedeni ise, insanının aynı anda iki işle uğraşmasının verimini düşüreceği varsayımıydı. Şimdi anlıyorum ki , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Murat" src="/wp-content/uploads/Murat.jpg" title="Murat" class="alignleft" width="200" height="164" />Uludağ Üniversitesi Müzik Kulübü danışmanlığını kabul ettikten kısa bir süre sonra, üniversitedeki görevime başlarken aldığım &#8220;müziği bırakmanın zamanıdır&#8221; kararının uygulanabilir olmadığını anladım. Zira müzik virüsü bir kez vücuduma gjrmişti ve fırsat bulduğu her durumda istediği tahribatı yapacaktı. Mesleğe başlarkenki kararımın nedeni ise, insanının aynı anda iki işle uğraşmasının verimini düşüreceği varsayımıydı. Şimdi anlıyorum ki , bu varsayım yanlıştı; kaldı ki doğru olsa bile virüs boş durmayacak bu kararımı zaten boşa çıkaracaktı. Zaten artık insanın nefes aldığı işlerle uğraşmasının total verimliliğini arttırdığının bilincindeyim. Üstelik bilim ve sanatla uğraşmanın birbirinden farklı değil , tam tersine istenirse birbirini tamamlayan süreçler olduğunu düşünüyorum. Demiryolları belgeselini yaparken Işığın Yansıması ile müziğini de gerçekleştirmemiz ve bu müziğin Rayların İzinde adıyla piyasaya çıkmak üzere olması ve bunun bir adım sonrasında gündemimize giren kitap ( Anadolu ve Bağdat Demiryolları) /belgesel (Demiryolları)/albüm(Rayların İzinde) projesi gibi.<br/><br/><br />
Bu hain virüs hiç kuşkusuz İstanbul Erkek Lisesi yıllarında bulaştı. Konjonktür rock&#8217;un hem dünyada hem de Türkiye&#8217;deki altın yıllarına raslıyordu. Düşünebiliyormusunuz, Pink Floyd, Jethro Tull, Genesis, Black Sabbath, Crosby, Stills Nash and Young, Deep Purple, şimdiki Yusuf İslam o günlerde en güzel şarkılarını üretiyorlardı. Türkiye&#8217;de de Anadolu rock&#8217;un altın yıllarıydı. Üretkenliğe önem verilen bir dönemdi. Liselerarası müzik yarışmalarında bile şimdiki gibi en iyi şov yapan değil en iyi beste, düzenleme ve icra yapan gruplar yarışıyordu. Bizim lisenin de birbiri ardı sıra başarılı sonuçlar aldığı bu dönemde, bu tür bir katkıyı da bizim katıldığımız grup yapmıştı. O dönemde Türkiye ikincisi olan bestemin yeni versiyonunun &#8220;Bir Tren Yolculuğu&#8221; adıyla, Akkoyun düzenlemesinin ise aynı isimle Rayların İzinde&#8217;de yer alması, dönemin üzerimdeki etkisini göstermesi açısından önemli olsa gerek.<br/><br/><br />
Liseden sonra tek profesyonel uğraşım; Cem Karaca ve Selda ile birlikte 50 günlük Bir Türkiye turnesinde yer almam. Ardından  yukarda belirttiğim gibi müziği tümüyle bırakıp bilim adamı olma kararım, ardından müzik kulübü danışmanlığından, danışmanlığını yaptığım sevgili öğrencilerimle birlikte Işığın Yansıması&#8217;nın ilk konserlerine uzanan süreç. Ardından İstanbul&#8217;a dönüş ve Işığın Yansıması konserlerinde seslendirdiğimiz bazı parçalara yeni bestelerimi ekleyerek Ercüment Vural&#8217;ın düzenlemeleriyle Bir Çiçek Yılı Sonra albümü&#8230; Bu çalışma sürecinde Ali Erenus&#8217;la o dönem Ankara&#8217;da okumakta olması nedeniyle çok kısa ama bir şekilde kalıcı olacağını hissettiğim beraberliğimiz ve albümün en güzel parçalarından Günaydın Sabah&#8230; Barlas ile Murat&#8217;ın İstanbul&#8217;a gelişleri ve Işığın Yansıması&#8217;nı canlandırma girişimi sonucu ürettiğimiz Birdenbire albümü &#8230;<br/><br/><br />
Ve sonunda geldik grubun en oturmuş ve en kalıcı olduğunu düşündüğüm ve umduğum son kadrosuna. Barlas&#8217;la grubu yeniden canlandırmaya karar verdiğimizde, aramıza Işığın Yansıması &#8216;nın ilk kadrosundan (yani kurucu elemanı) Ayhan Orhuntaş&#8217;ın ve en genç arkadaşımız sevgili Ertuğrul&#8217;un katılmalarıyla birlikte yeni saundu oluşturmaya başlamamız. Ardından İstanbul Erkek Lisesi&#8217;nin pilav gününde (mutlu bir tesadüf olarak eşi sevgili Özlem&#8217;in de bizim liseyi bitirmesi dolayısıyla) Ali ile yeniden karşılaşışımız , İstanbul&#8217;da olduğunu öğrenir öğrenmez gruba bu kez part time değil kadrolu olrak katılması önerimiz ve bu beşliyi oluşturduktan sonra o gün bugündür yaşadığımız acı tatlı anılar, provalar, Kamiloba günleri ve sonunda ortaya çıkardığımız Nerde Ellerin ile Rayların İzinde&#8230;<br/><br/><br />
Işığın Yansıması yaşamımda önemli bir renk. Sanırım grubun diğer elemanları için de öyle. Yaşamın ağır geldiği konjonktürlerde bazen Epikuroscu anlamda bir sığınak (dostlar topluluğu)&#8230; Bazen de durumu daha da ağırlaştıran bir unsur. Bu negatif boyut; yapmak istediklerimiz ile bizim dışımızdaki koşullar arasındaki gerilimlerden kaynaklanıyor. İşin güzel tarafı Işığın Yansıması&#8217;nın hepimizden bağımsız bir tüzel kişilik olması&#8230;ne ben ne Ayhan ne Ali ne Barlas ne de Ertuğrul; saunduyla, duruşuyla, söyleyecek sözleriyle Işığın Yansıması o&#8230;Örneğin rock&#8217;un protest boyutunun herkes bilincinde, ama bunun dozu o tüzel kişiliğin elinde&#8230;Birçok bakımdan aynı paradigmada , birçok bakımdan da farklı insanlardan oluşmuş güzel bir birliktelik, farklı seslerden oluşan bir uyum yani armoni. Armoni kelimesi kanımca demokrasiyi en iyi açıklayan sözcük: çok seslilik ve uyum. Bu kuramı topluma da taşıyabilsek çok seslilikten korkulmaması tam tersine gerçek uyumun ancak bu şekilde sağlanabileceğini, tek sesin yoksulluğuna karşı çok sesin zenginliğini bir bilebilsek&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isiginyansimasi.com/index.php/murat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

