• Birdenbire

    Bir Yaz Günlüğü

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Papatyadır elinde
    Yazla yeşeren sıra dağlar
    Bir şarkıdır dilinde
    Günden güne seni soran sonbahar
    Bir umuttur görüp güldüğün
    Bir tutkudur sokaklar
    Hergün seni çağırır
    Der ki
    Sokaklardan geçmezsen hayal olur uzaklar
    Ben senin şarkınım der
    Beni hergün başka söyle
    Bazen biraz tutkulu bazen acılı biraz
    İçinde sarı güller bulunsun
    Ben bir yolum sen de benim yolcumsun
    Sakın geçme benden inanmayarak
    Sen benim savaşçımsın, gözüpek çocuğumsun
    Sen güzelsin en güzel
    Denizlerden daha güzel
    En güzel çiçeklerden ve seslerden
    En güzel denizlerden

    Kalyonlar

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Müzelerden çıkarıp
    Denizlere sürelim kalyonları
    Öleceklerse denizde ölsünler

    Kafeslerden ormanlara
    Salalım aslanları
    Göğü silkeliyelim yağdıralım
    Altın yıldızları, gümüş ayları
    Öleceksek insan gibi ölelim
    Gelecekse getirelim yazları

    Neden özenle saklamak
    Kurşun geçirmez yalnızlıkları
    Neyi kaçırıyoruz kimden
    Neden yalnız bizimdir sanıyoruz
    Boydan boya uzayan sokakları
    Neden kırık bir çıkrık gibi içimiz
    Dönüyor döndükçe kapanıyor kendine
    Öleceksek insan gibi ölelim
    Gelecekse getirelim yazları

    Birdenbire

    Söz: Orhan Veli
    Müzik: Murat Özyüksel

    Herşey birdenbire oldu
    Birdenbire vurdu gün ışığı yere
    Gökyüzü birdenbire oldu
    Mavi birdenbire

    Herşey birdenbire oldu
    Tomurcuk birdenbire
    Yollar, kırlar, kediler, insanlar birdenbire

    Aşk birdenbire
    Sevinç birdenbire
    Yollar, kırlar, kediler, insanlar birdenbire

    Herşey birdenbire oldu
    Birdenbire vurdu gün ışığı yere
    Gökyüzü birdenbire oldu
    Mavi birdenbire

    Herşey birdenbire oldu
    Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan
    Filiz birdenbire oldu

    Herşey birdenbire oldu
    Tomurcuk birdenbire
    Yollar, kırlar, kediler, insanlar birdenbire

    Aşk birdenbire
    Sevinç birdenbire
    Yollar, kırlar, kediler, insanlar birdenbire

    Pembe Karanfilli Kız

    Söz: Özcan Yurdalan
    Müzik: Murat Özyüksel

    Beni alnımdan vurdular
    pembe karanfilli kız.
    her gece, vuruyorlar
    pembe karanfilli kız.

    kurşun, karanlıktaki sesiyle
    aralıyor, geceyi
    herşeyim, orada kalıyor
    herşeyim, orada
    sabah
    uzun bir yelken direğinin,
    ucunda, sallanıyor
    saatlerin,
    ateşin
    ve suyun sesi
    susuyor

    Beni alnımdan vurdular,
    pembe karanfilli kız.
    her gece vuruyorlar,
    pembe karanfilli kız.

    kurşun, kemikteki sesiyle aralıyor
    geceyi.
    sana yazdığım, şarkılar, takılıyor
    aşılı dut dallarına.
    özgürlük bir ağızdan, aralıyor geceyi
    ellerini duyuyorum, kapalı gözlerimi
    ısıtan
    herşeyim
    ellerine kalıyor

    Hikaye

    Söz: Cahit Külebi
    Müzik: Murat Özyüksel

    Senin, dudakların pembe, ellerin beyaz
    Al, tut ellerimi bebek, tut biraz

    Benim, doğduğum, köylerde
    Ceviz ağaçları, yoktu
    Ben bu yüzden, serinliğe hasretim
    Okşa biraz.

    Benim, doğduğum, köylerde
    Buğday tarlaları, yoktu
    Dağıt saçlarını, bebek
    Savur biraz.

    Benim, doğduğum, köylerde
    İnsanlar gülmesini, bilmezdi
    Ben bu yüzden, boyle naçar kalmışım
    Güldür biraz.

    Benim, doğduğum köyleri
    Akşamları eşkiyalar, basardı
    Ben bu yüzden, yalnızlığı hiç sevmem
    Konuş biraz.

    Benim, doğduğum, köylerde şimal ruzgarları, eserdi
    Ve bu yuzden, dudaklarım, çatlaktır
    Öp biraz.

    Akşamın Yansıları

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Toplarız yansılarımızı, sulardan
    Akşamlar kilitlerken suları, karanlığa
    Akşamlar karanlığa kilitleyince suları
    Susup kaldıysak bile inanmadık yalnızlığa
    Umutsuzluk bile iyidir
    Ardından sen gelirsin umut gelir
    Ellerin sessizce, uzanır, bana
    Ovada tomurcuklar patlarken birer, birer
    Her dokunuşun beni değiştirir
    Akşam pembeliğini yayar sulara
    Ben seni hep umuda benzetirim
    Ben seni benzetemem yalnızlığa

    Gün Olur

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Gün olur alır başımı, giderim
    Denizden yeni çıkmış ağların, kokusunda
    Şu ada senin, bu ada benim
    Yelkovan, kuşlarının peşisıra

    Hele martılar
    Hele hele martılar
    Her tüylerinde
    Ayrı bir telaş

    Gün olur başıma kadar, mavi
    Gün olur başıma kadar güneş
    Gün olur alır başımı giderim
    Gün olur deli gibi…

    Anlamak Sevgilim

    Söz: Nazım Hikmet
    Müzik: Murat Özyüksel

    Annelerin ninnilerinden
    Spikerin okuduğu habere kadar
    Yürekte, kitapta, sokakta
    Yenebilmek yalanı

    Anlamak sevgilim
    O ne müthiş bahtiyarlık
    Anlamak gideni ve gelmekte olanı

    Bir Serüvenin Tanımı

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Hiç bir zaman yenilmedi geceye
    Sevincim de, inancım da
    Doğru diye bildiğim güzellikler
    Hiç bir gün kendinden uzak bir şeye değişmedi

    Hiç bir gün yolda koymadı beni
    Güvencim ve direncim
    Düşerim sandılar dönüp baktılar
    Gülerek geçip gittim

    Evet ben tek başımaydım
    Onlarsa çok yalnızdılar

    Bildiri

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Bir mavide birden değişmek olur
    Bakışın bakışıma vurunca
    Ölüp denizlere karışmak olur
    Bakışın bakışımdan yorulunca

    Daha beyaz sabahlar var
    Alıp gitme gülüşlerimi
    Götürme düşlerimi
    Sardunyalar güllere dokununca
    Sardunyalar güllere dokununca

    Sinsi zehirler tatlı
    Senin herşeyin güneş
    Gelip ışığında ısınıyorum
    Yaşamak ölüm gibi koyulunca

    Bardaktan Boşanırcasına

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel

    Çocuklar gibi koşmak boydan boya
    Ufukları görünmeyen düzlüğü
    Soluk soluğa şimdi
    Üstümüze söken şafak

    Biz böyle ayakta öleceğiz besbelli
    Deniz gibi durmadan bir kıyaya çarparak
    Her zaman bir yeşili, bir moru andırarak
    Biz böyle yaşayacağız
    Sevişerek savaşarak
    Umarak inanarak

    Bardaktan boşanırcasına
    Bir yağmurdur bizim için yaşamak

    Artı Çocuklar

    Söz: Nihal Özyüksel
    Müzik: Murat Özyüksel

    Harcanmış yıllara acımıyorum
    Onlarda büyüyen çocuklarım var

    Her eksi bir artı getitrir derler
    Eksi yıllar ise artı çocuklar


  • Bir Çiçek Yılı Sonra

    Bu albümün öyküsü, Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptığım dönemde başladı. Albümdeki şarkıların çoğunu sevgili öğrencilerimle kurduğum grubumuz “Işığın Yansıması” konserlerinde yorumladık. “Bir Çiçek Yılı Sonra” bunların yanısıra yeni çalışmalarımı da içeriyor. Bestelerimin albüme dönüşmesini sevgili arkadaşım Ercüment Vural’a borçluyum. Ercü büyük bir özveriyle tüm parçaları düzenlediği gibi, iki şarkıyı da seslendirdi.

    Diğer şarkıları Teoman, Aslı, Selen ve Ali başarıyla yorumladılar. Miksaj Fuat Domaniç tarafından özenle gerçekleştirildi. Bülent Erkmen albümün tasarımını, Ferah Perker uygulamasını üstlendi. Çalışma boyunca eski dost Serdar Yalçın her zaman olduğu gibi hep yanımdaydı. Hepsine ve benden desteğini esirgemeyen, başta sevgili kardeşim Feryal Tükel olmak üzere, Turgut Tükel’e ve tüm diğer dostlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Onların dostluk ve dayanışma adına verdikleri çabalarla bu albümü gerçekleştirdik.

    Murat Özyüksel, İstanbul 1994


    “Bir Çiçek yılı Sonra” için yapılan eleştirileri okumak için lütfen tıklayın

    Lavinia

    Söz: Özdemir Asaf
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Ercüment Vural

    Sana gitme, demeyeceğim
    Üşüyorsun, ceketimi al
    Günün en güzel, saatleri bunlar
    Yanımda kal

    Sana gitme demeyeceğim
    Yine de sen bilirsin
    Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyliyeyim
    İncinirsin

    Sana gitme demeyeceğim
    Ama gitme Lavinia
    Adını herkesden, gizleyeceğim
    Sen de bilme Lavinia

    Yağmurlara Söyle

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Aslı Omağ

    Dayanamam birden gelirsen
    Güneş doğar gibi yavaş yavaş gel
    Gelişin yıkım gibi olmamalı
    Gelişin önceden belli olmalı
    Yağmurlara söyle geleceğin günü

    Geldiğinde akasyalar
    Karlar gibi vuracak camlara
    Güller çıldıracak sevinçten
    Seni görebilmek için
    Pencereden sarkacak sardunyalar
    Ayva çiçekleri selam duracak
    Sapsarı bakışına

    Gelişin önceden belli olmalı
    Yola çıkarken haber sal sularla
    Ne yap yap üç gün önceden bildir
    Ağaçlarla göklerle kuşlarla

    Bir Çiçek Yılı Sonra

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Teoman Yakupoğlu

    Karanlıktan ıslanan çiçekleri
    Koyacaklar eski bir kitabın arasına
    Her çiçek toplayışta seni anacaklar
    Gözüpek bir çocuk gibi
    Çıktın diye güzlerin karşısına

    Bir çiçek yılı sonra
    Bir saksıda bekleşen sardunyaya
    Karışacak su mavisi gözlerin
    Bir çiçek yılı sonra
    Kim bilir hangi rüzgarda
    Bin umut yılı sonra
    Kim bilir hangi sularda
    Bir çiçek yılı sonra
    Kim bilir hangi denizde
    Bin umut yılı sonra
    Kim bilir hangi göktesin

    Yağmalanmış kentleri sen bilirsin
    Anıt dikerler ölülerin anısına
    Seni toprağında unutacaklar
    Seni kitaplarda anacaklar

    Duran günden korkardı
    Yaradılıştan çocuktu
    Yapacak bir şeyi yoktu
    Çıktı büyümüşlerin karşısına
    Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi rüzgarda
    Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi göktesin
    Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi denizde
    Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi sularda
    Bir çiçek yılı sonra Kim bilir hangi rüzgarda
    Bin umut yılı sonra Kim bilir hangi göktesin

    Yağmur

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Aslı Omağ

    Değil mi ki yorgundun
    Karanlıktan yorgan örttü geceler
    Takılıp maviye uçtun bütün günü
    Yağdın gül yaprakları gibi
    Sonra dereye doğru koştun
    Şimdi uyu denizde yarın gene bulutsun

    Değil mi ki kayalarda çiçeklenen savaşsın
    Gökte sevinçsin beyaz beyaz
    Değil mi ki yıkadın tarlaları
    Değil mi ki dağlardan
    Geldiğin gün başlamayı bekler yaz

    Değil mi ki havaydın rüzgâr oldun
    Leyleklerle göçlere tutuldun
    Turnalarla tanıdın uzakları
    Değil mi ki insanlaştırdın kili
    Değil mi ki taşları yoğurdun ellerinle
    Değil mi ki dönüşsüz savaşçısın
    Sonsuzluğa doğru bırak kendini

    Yaşamak Alışmaktır

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Teoman Yakupoğlu

    Yaşamak alışmaktır
    İşportada satılan kadın geceliklerine
    Alışmak manavlara
    Alışmak doçentlik tezlerine

    Hep bu yeşilleri giy
    Bu moru tak saçlarını topla da

    Bunu sen de bilirsin
    Alışmak yaşamaktır bakıp bakıp kendine
    Yaşamak bir gün uyanmaktır
    Birgün birdenbire yalnız kalmaktır
    Yaşamak alışmalardan sonra
    Alıştığın herşeyle savaşmaktır

    Yaşamak alışmaktır
    İşportada satılan kadın geceliklerine
    Alışmak manavlara
    Alışma.k doçentlik tezlerine
    Bunu sen de bilirsin
    Alışmak yaşamaktır bakıp bakıp kendine

    Hep bu yeşilleri giy
    Bu moru tak saçlarını topla da

    Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk

    Söz: Orhan Veli
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Teoman Yakupoğlu

    Harbe giden sarı saçlı çocuk !
    Yine böyle güzel dön ;
    Dudaklarında, deniz kokusu.
    Kirpiklerinde tuz ;
    Harbe giden sarı saçlı çocuk

    Pembe Karanfilli Kız

    Söz: Özcan Yurdalan
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Teoman Yakupoğlu

    Beni alnımdan vurdular
    pembe karanfilli kız.
    her gece, vuruyorlar
    pembe karanfilli kız.

    kurşun, karanlıktaki sesiyle
    aralıyor, geceyi
    herşeyim, orada kalıyor
    herşeyim, orada
    sabah
    uzun bir yelken direğinin,
    ucunda, sallanıyor
    saatlerin,
    ateşin
    ve suyun sesi
    susuyor

    Beni alnımdan vurdular,
    pembe karanfilli kız.
    her gece vuruyorlar,
    pembe karanfilli kız.

    kurşun, kemikteki sesiyle aralıyor
    geceyi.
    sana yazdığım, şarkılar, takılıyor
    aşılı dut dallarına.
    özgürlük bir ağızdan, aralıyor geceyi
    ellerini duyuyorum, kapalı gözlerimi
    ısıtan
    herşeyim
    ellerine kalıyor

    Günaydın Sabah

    Söz: Özcan Yurdalan
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Ali Erenus

    Kiminin
    adını sildik defterimizden
    kimi
    oyalı yazmalarla dolandı boynumuza …
    açtık
    açıktık
    sarmaya hazırladık ki
    iki kucakla
    yine de
    ya biz geç kaldık
    ya biraz erken geldi beklediğimiz

    günaydın sabah
    adını sildiklerimiz
    günaydın sabah
    yanıbaşımızdaki sevda

    Uçurtma

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Selen Gülün

    Bütün sokakların tozu var ellerinde
    İçin bir su birikintisi
    Üstünde, kâğıttan bir kayık
    Biz deriz ki savaşlar, savaşları izliyor
    Sen dersin ki, kaydırak, oynasaydık

    Akşam iner günün son uçlarına
    Sular büsbütün değişti
    Çiçek açtı, karanlık
    Sen dersin ki gece de, gündüzdendir
    İnanmazsan, bak benim, saçlarıma

    Sen dersin ki gök size,
    Masmavi bir umuttur
    Uzar gider sonsuza
    Ben gök nedir anlamam
    Bildiğim
    Gök olmasa, uçamazdı, uçurtma

    Kuşlar ve Çocuklar

    Söz: Afşar Timuçin
    Müzik: Murat Özyüksel
    Solist: Ercümant Vural

    Akşam kuşlar gibi konunca dallara
    Yağmur ve çocuklar karışır karanlıklara
    Ben, seni ezberlerim kendi kendime

    Yağmur ve çocuklar kuşlara katılıp
    Elele gezerken soğuk akşamı
    Ben, seni mırıldanırım kendi kendime

    Yağmur ve çocuklar
    Birlikte oynarlar bitmez oyunlarını
    Senden haber beklerim
    Gece saçaklara, inene kadar

    Gece saçaklara inince
    Gözlerin gibi ipince
    Yağmur ve çocuklar, güle oynaya
    Seni getiririler yanlızlığıma
    Ben seni düşünürüm



    Lale Barçın
    … Bütün bu poplar, fantaziler ve karmaşalı müzik dünyasında “ıssız bir ada”, “bir can simidi” arayan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

    Orhan Kahyaoğlu
    Sanatçı için ön planda olanın müzikal yetkinlik olduğu hemen dikkat çekiyor.

    Burak Eldem
    “Bir Çiçek Yılı” sonrası için “Yağmurlara Söyle”nen rock baladları

    Daha işin en başında şunu belirtmeliyim ki elinizdeki bu albüm Türkiye’de pek alışmadığımız türde bir çalışma. Her birinin üzerinde yıllarca çalışılmış ve adeta doksanların başından bu yana zaman içinde “demlenmiş” on balad, değişik genç sesler tarafından yorumlanıyor. Şiirler Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’ a ait. Murat Özyüksel seksenlerin ikinci yarısında başlayan bir süreç içinde bunları bestelemiş ve albümdeki baladların çoğu, Bursa’da İktisat Fakültesi öğretim üyesiyken öğrencileriyle oluşturduğu “Işığın Yansıması” grubunun konserlerinde seslendirilmiş. Bu gün o grup varığını sürdürmüyor ama baladlar konserleri izleyenler dışında kimse tarafından bilinmediği için yeni ve taze üretildikleri dönemden çok sonra bu baladlarla tanışmalarına karşın adeta sahilenerek yorumlayan genç seslerin getirdiği sıcak havayla albüm, 68 değilse de 78 kuşağıyla bugünün gençliğinin müzikal ve tabii düşünsel buluşmasını sağlamış gibi. Bu farklılıklardan ilki. İkinci önemli farklılık Murat Özyüksel’le aynı frekansı yakalayarak uyumlu ve verimli bir ikili oluşmasını sağlayıp, albümü adeta bir proje gibi düşünen Ercüment Vural’ın katkılarıyla ortaya çıkmış. Tüm düzenlemeleri ve altyapıyı Murat’la günlerce hatta haftalarca çalışarak oluşturan Ercüment, baladlara Türkiye’de sık rastlamadığımız bir ses zenginliği ve derinlik kazandırırken, albümün etkileyici atmosferinde de pay sahibi olmuş. Sonuçta karşımıza çıkan ticari kaygıların hemen hiç gözetilmediği ( ama profesyonellik kavramının hakkını vererek üretilmiş ) düzeyli bir çalışma, her ne kadar Murat’ın bestelerindeki “soft rock” ya da “klasik rock” çerçevelerine yaklaşıyorsa da, albümün bütünü için böylesi genel bir tanımlama yapmak kolay değil. Zaman zaman blues, jazz hatta reggae renkleri bile çıkıyor karşınıza. Ve mutlaka ilk dinleyişinizde bazı parçalara yakalanıyorsunuz. Kendi adıma iz bırakan parçaların başında Özcan Yurdalan’ın sıcak dizeleri üzerine kurulu “Günaydın Sabah”, Orhan Veli’nin o güzel şiiriyle aynı atmosferi yakalayan “Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk” ve Afşar Timuçin’in şiirindeki sıcaklığı aynen yansıtan “Yağmurlara Söyle” nin geldiğini söyleyebilirim. Kuşkusuz herkesin favorileri farklı olacak; sizinkiler de. Ama albüme kayıtsız kalamayacaksınız.

    Müzik Vizyon – 28 Şubat 1998
    Akustik ve klâsik gitarda Murat Özyüksel, vokal ve elektro gitarda Murat Durmaz, bas gitarda Barlas Çevikus’tan kurulu Işığın Yansıması, yabana atılmayacak bir grup… Şarkı sözlerinde seçtikleri kelimeler, müziğin o kelimeyle uyuşumu alkışlanacak kadar güzel.. Bunlara klavyeli çalgıların, akustik gitarın ve vokallerin tınısını ekleyin.. Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı… Gruba klavyede Serdar Yalçın, davulda Mert Alkaya’nın katkıları büyük.. Murat Özyüksel’in bestelerini grup üyeleri Serdar Yalçın ile birlikte düzenlemişler..


    Bestelerin tümü Murat Özyüksel’e ait… Düzenlemeleri grup üyeleri. Serdar Yalçınla birlikte yapmışlar.. Işığın Yansımasfnın bir özelliği de başta Orhan Veli, Cahit Külebi gibi çağdaş şairler olmak üzere günümüzün şairlerinden Afşar Timuçin, Özcan Yurdalan, Nihal Özyüksel’in şiirlerinin üzerine beste yapmaları… En beğendiğimiz yapıtlar: “Bir Yaz Günlüğü”, “Kalyonlar”. ”Birdenbire”, “Hikaye”, “Bildiri”, “Bardaktan Boşanırcasına”… Özellikle “Öleceksek İnsan Gibi Ölelim/Gelecekse Getirelim Yazlan” tekrarlarıyla “Kalyonlar”, albümün en çarpıcı melodisi olarak kulaklarımızı okşuyor: Hemen arkasından da Orhan Veli’nin şiirlerinden bestelenen “Birdenbire” adlı soft rock parça geliyor… Titizlikle hazırlanan albüm, 70′li yılların gitar tonlamaları, klasik rock unsurlarıyla iddialı ve renkli bir çalışma.. Murat Özyüksel ve arkadaşlarını kutluyoruz!..

    Top Pop – 7 Temmuz 1994
    Yeni ve oldukça farklı bir çalışma. Bu kasetin üzerinde yer alan Murat Özyüksel ismini okuyup da bir tek yorumcusu olduğunu sanmayın. Soft rockdan, blues, caz ve reggae melodilerine kadar geniş bir yelpazeye sahip bu çalışmanın tamı tamına 5 ayrı yorumcusu var. Bestelerin Murat Özyüksel imzası taşıdığı çalışmanın solistleri ise Teoman Yakupoğlu, Aslı Omağ, Selen Gülün, Ali Erenus ve aynı zamanda düzenlemelere imza atmış olan Ercüment Vural. Şarkıların sözlerini oluşturan şiirler ise Orhan Veli, Özdemir Asaf, Afşar Timuçin ve Özcan Yurdalan’a ait. Bu ilginç çalışma Mega Müzik tarafından hazırlanmış. Albümlerinizin arasında değişik bir yapıt görmek istiyorsanız bu çalışmayı dinlemenizi öneriyoruz.

    Hey – 3 Ağustos 1994
    Orhan Kahyaoğlu

    Müzik Market’te yeni bir isim daha: Murat Özyüksel. Bu sanatçıyı ve müziğini günümüzün klasik pop kategorisi içinde değerlendirmek zor, Ozyüksel, pop müziğinin günümüzdeki gidişine ters düşen bir müzikalitenin temsilcisi. Market’e kaçınılmaz olarak giriyor. Ama, müziğiyle rekabete izin vermiyor, Murat Özyüksel albümde şarkıcı olarak yer almıyor. Bestelerin tümüne imzasını atmış. Albümün düzenlemelerini ise Ercüment Vural üstlenmiş. Özyüksel’in müziği, softrock bir çizgiye yakın, Balad türü parçalar ağırlıkta. Sanatçı için ön planda olanın müzikal yetkinlik olduğu hemen dikkat çekiyor. Bunun yanında seçtiği şiir ve şarkı sözlerinin özel bir anlam taşıdığı söylenebilir, Albümün bir başka özelliği şarkıcıların hemen tümünün popüler isimler olmaması. Buna rağmen verdikleri performans son derece başarılı, “Bir Çiçek Yılı Sonra” da büyük keyifle dinlediğimiz parçalar çoğunlukta. Fakat özellikle “Günaydın Sabah”, “Lavinya” ve “Yağmur”u dinlemekten bıkmıyoruz. Albümde düşünsel yanı kadar, melankolik atmosferi de etkileyici.

    Pop Star – 9 Kasım 1994
    Bu albüm, kulaklarımıza, ilk dinleyişte yabancı gelebilecek tarzda bir çalışma. Ancak gelecekteki müzik an anlayışına katkıda bulunması açısından önemli. Besteler bir grup havası estirse de, tamamı Murat Özyüksel’e ait. Düzenlemelerde Ercüment Vural imzası görüyoruz. Şarkıları ise Teoman Yakupoğlu, Aslı Omağ, Ali Erenus ve Ercüment Vural yorumlamış. Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’a ait şiirleri dinlemek insana ayrı bir keyif veriyor. Albümdeki parçalar soft rock tarzına yakın olsa da, net bir sınıflandırma yapmaya gerek yok. Sadece güzel ve özenli bir çalışma olduğunu söylemek yeterli. Bir dinleyin deriz…

    Number One – 7 Aralık 1994
    Türkiye’de pek alışılmış tarzda olmayan bir albüm “Bir Çiçek Yılı Sonra”. Baladlardan oluşmuş bu albüm uzun bir çalışmanın ürünü. Çünkü Murat Özyüksel tam 10 yıl öncesinden başlayarak kasette yeralan şiirleri bestelemiş. Bu şiirler; Afşar Timuçin, Orhan Veli, Özdemir Asaf ve Özcan Yurdalan’a ait. Baladların her biri değişik genç sesler tarafından yorumlanıyor. Albümün alt yapısında olduğu kadar düzenlemelerinde de Ercüment Vural’ın imzasını görüyoruz. Albümde her ne kadar bol bol “Soft Rock” ve ‘”Klasik Rock” etkileri göze çarpsa da genel anlamda yine de böyle bir nitelendirme yapmak yanlış olur. “Bir Çiçek Yılı Sonra”da ayrıca caz ve hatta_regae ritimlerini duymak da olası.


  • Rayların İzinde

    Ali Erenus: vokal, Murat Özyüksel: akustik ve klasik gitar, Ayhan Orhuntaş: elektrik gitar, klavyeli çalgılar, davul program, Barlas Çevikus: bas gitar

    Düzenlemeler:
    Işığın Yansıması (Serdar Yalçın’ın katkılarıyla)

    Katkıda Bulunanlar:
    Serdar Yalçın: klavyeli çalgılar, Deniz Güngör: davul, Hüseyin Cebeci: perküsyon, Sinan Çelik: kaval, Süren Asaduryan: duduk, Ertan Tekin: duduk, mey, Sinan Uluer: cura

    Ayrıca; Ertuğrul Koç’a, Özcan Yurdalan’a, Yücel Tunca’ya teşekkür ederiz.

    Yapım: Seyhan Müzik
    Prodüktör: Bülent Seyhan
    Müzik Direktörü: Serdar Yalçın
    Stüdyo: Duygu
    Kayıt ve Mix: Erkan Akpınar
    Mastering: Rıza Okçu
    Resimler: Özlem Kalkan Erenus
    Fotoğraflar: Ali Erenus, Serpil Özyüksel
    Video Capture: Akademi Production
    Grafik Uygulama: FRS Grafik Servisleri
    Baskı: FRS Matbaacılık

    Görkemli filmlerin unutulmaz sahneleri… Özenle yapılmış istasyon binaları, trenlerin gara girişi ya da kıvrıla kıvrıla dağların eteklerinde süzülüşü… Trenin istasyona girişindeki etkiyi yakalayarak sinema tarihini başlatan Lumiere Kardeşler’den beri yönetmenlerin vazgeçemedikleri görüntüler… Ve o günden bugüne, bu görüntüler karşısında kimi zaman bir duygu seline kapılan, kimi zaman da görkem ve estetiğin buluşmasını hayranlıkla izleyen seyirciler… Bizleri de bu müzikal projeye böylesi duygular ve demiryolu ritmleri yönlendirdi.
    Peki, demiryolunun bu büyüsü nereden geliyor? Belki dağların arasğnda kıvrılan rayların, vagonların, tünellerin, hele özenle yapılmış istasyonların estetiğidir insanı büyüleyen… Ya da uzun yolculukların çekiciliği, belki de bir hasretin acısıdır “Kara tren gelmez m’ola” türküsündeki gibi… Belki de tiz bir tren düdüğünün çağrıştırdığı gizemli duygulardır… Gurbete yolcu edilen bir sevgili, bir dost, bir kardeş, uzak diyarlara gitmenin hüznüdür belki hatırlanan… Belki de kavuşmanın coşkusu… Ya da Ferhat’ın delemediği dağları sonunda tünellerle aşabilen insanoğlunun doğaya karşı kazandığı zaferin somutluğu… Belki de insanoğlunun endüstriyel bir buluşunun, ilk kez doğayla bu derece uyumlu olabilmesi, doğaya bu kadar az zarar vererek onunla bütünleşmesi, onun güzelliğine güzellik katabilmiş olmasındaki bilinçaltı şaşkınlık…
    Bu albümde bizlerle birlikte Anadolu’da bir tren yolculuğuna çıkıyorsunuz. Her dinlediğinizde başka istasyonlara, başka vagonlar, farklı duygularla…

    1866 yılında İngilizler tarafından İzmir-Aydın demiryolunun yapımına başlanmasıyla birlikte, Anadolu’da demiryolu macerası da başlamış oldu. Ve bunun ardından Rumeli, Anadolu, Bağdat ve Hicaz demiryolları boyunca türlü umutlarla döşenen raylar… Bu topraklara emperyalizmin bir aracı olarak giren demiryollarının, Cumhuriyet’le birlikte adeta bağımsızlığın simgesine dönüşmesi… İkinci Dünya Savaşı sonrası bağımsızlığın ve demiryollarının yerini alan karayolları… Tümüyle tükenen ulaştırma politikası; yitirilen canlar; petrol şirketlerine akan dolarlar… Bu hazin öyküyü anlatabilmek amacğyla TRT adına 2ooo yğlğnda 10 bölümlük bir belgesel hazırladık. Haydarpaşa Garı’nda başlayan çalışmalarımız, İzmir, Aydın, İzmit, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana gibi kentler ve istasyonlardan geçerek İskenderun Garı’nda son buldu. Bu albümün oluşturulma düşüncesi de belgesel için hazırladığımız müzik üzerine çalışırken ortaya çıktı ve elinizdeki Rayların İzinde ile sonuçlandı.

    Murat Özyüksel

    Kara Tren

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Löberde

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Rayların İzinde

    Müzik : Işığın Yansıması (Anonim temalardan yola çıkarak)
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Tren Gelir Hoş Gelir

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Ak Koyun

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Bir Tren Yolculuğu

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Sarı Gelin

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Fincan

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Fincanın etrafı yeşil aman aman
    At kolun kolların boynumdan aşır

    Sarhoşum dilim dolaşır aman aman

    Aman kız canım kız
    Öldürdün beni
    Kaş ettin, göz ettin
    Yandırdın beni

    Fincanın etrafı sarı aman aman

    Ağlarım inlerim ben zarı zar
    Aman kız canım kız
    Öldürdün beni
    Kaş ettin, göz ettin
    Yandırdın beni

    Kara Tren ( Canlı )

    Müzik : Anonim
    Düzenleme : Işığın Yansıması

    Kara tren gelmez m’ola düdüğünü çalmaz m’ola
    Gurbet ele yar yolladım mektubunu yazmaz m’ola
    Gurbet ele yar yolladım mektubumu almaz m’ola

    Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
    Allı gelin al olaydın kocan öle dul kalaydın
    Gelip geçen yolculardan nazlı yar seni soraydım


  • Nerde Ellerin

    Ali Erenus: vokal, Murat Özyüksel: akustik ve klasik gitar,  Ayhan Orhuntaş: elektrik gitar, Barlas Çevikus: bas gitar

    Düzenlemeler:
    Işığın Yansıması (Serdar Yalçın’ın katkılarıyla)

    Katkıda Bulunanlar:
    Serdar Yalçın: Klavyeli çalgılar, Deniz Güngör: Davul, Hüseyin Cebeci: Perküsyon, Ertan Tekin: Mey; Ayrıca,Ertuğrul Koç’a, Özcan Yurdalan’a, Yücel Tunca’ya teşekkür ederiz.

    Yapım: Seyhan Müzik
    Prodüktör: Bülent Seyhan
    Müzik Direktörü: Serdar Yalçın
    Stüdyo: Duygu
    Kayıt ve Mix: Erkan Akpınar
    Mastering: Rıza Okçu
    Fotoğraflar: Ali Erenus, Serpil Özyüksel
    Grafik Uygulama: FRS Grafik Servisleri
    Baskı: FRS Matbaacılık

    Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk

    Şiir : Orhan Veli / Müzik : Murat Özyüksel
    Hepsinin böyle güzel dönmeleri olanaksız olduğuna göre, saçları ister sarı olsun, ister siyah ya da kahverengi hiçbir çocuğun harbe gitmek zorunda kalmayacağı günlerin umuduyla.

    Harbe giden sarı saçlı çocuk!
    Yine böyle güzel dön ;
    Dudaklarında, deniz kokusu.
    Kirpiklerinde tuz ;
    Harbe giden sarı saçlı çocuk

    Anı

    Şiir : Melih Cevdet Anday / Müzik : Murat Özyüksel

    “Sosyalistim ve suçsuzum” diyerek savunmasını tamamlayan Julius Rosenberg ve McCarthy döneminin baskılarına eşiyle birlikte onurlu bir biçimde direnen Ethel Rosenberg için.
    Tesadüf eseri 48 yıl sonra tam onlar için bestelediğimiz şarkıyı yayınlamak üzereyken, suçsuzlukları Ethel Rosenberg’in eniştesinin itiraflarıyla ortaya çıktı.
    Yargılanmalarına neden olan suçlama Amerika’nın atom bombası sırlarını Sovyetler Birliği’ne sızdırmaktı. Artık kesinlikle biliniyor ki, gerçekte tek suçları sosyalist olmaktı.

    Bir çift güvercin havalansa
    Yanık yanık koksa karanfil
    Değil bu anılacak bir şey değil
    Apansız geliyor aklıma

    Nerdeyse gün doğacaktı
    Herkes gibi kalkacaktınız
    Belki daha uykunuz da vardı
    Geceniz geliyor aklıma

    Sevdiğim çiçek adları gibi
    Sevdiğim sokak adları gibi
    Bütün sevdiklerimin adları gibi
    Adınız geliyor aklıma

    Rahat döşeklerin utanması bundan
    Öpüşürken o dalgınlık da bundan
    Telörgünün deliğinde buluşan
    Parmaklarınız geliyor aklıma

    Nice aşklar, arkadaşlıklar gördüm
    Kahramanlıklar okudum tarihte
    Çağımıza yakışan vakur sade
    Davranışınız geliyor aklıma

    Bir çift güvercin havalansa
    Yanık yanık koksa karanfil
    Değil bu anılacak bir şey değil
    Çaresiz geliyor aklıma

    Lavinya

    Şiir : Özdemir Asaf / Müzik : Murat Özyüksel

    Yarım kalmış, tamamlanmamış bir aşkın olağanüstü dizelerle anlatılan hüzünlü öyküsü.

    Sana gitme, demeyeceğim
    Üşüyorsun, ceketimi al
    Günün en güzel, saatleri bunlar
    Yanımda kal

    Sana gitme demeyeceğim
    Yine de sen bilirsin
    Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyliyeyim
    İncinirsin

    Sana gitme demeyeceğim
    Ama gitme Lavinia
    Adını herkesden, gizleyeceğim
    Sen de bilme Lavinia

    Kendi Gücüne Güven

    Şiir : Ali Erenus / Müzik : Ali Erenus

    İnsan oğlunun, kendi gücünün bilincinde olacağı zamanlara özlem…

    Son yağmurlardan beri
    Yitirdim içimdeki sevgileri
    Yıkayınca yağmur gözlerimi
    Yapayalnız buldum ben kendimi

    Yanım bomboştu
    Arkamda kimse yoktu
    Arkadaşlarım başka yöne koşmuştu

    Anladım yaşarken kendi gücüne güven
    Yalnız kendi gücüne, bir tek kendi gücüne

    Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm

    Şiir : Karacaoğlan / Müzik : Murat Özyüksel, anonim temalardan yola çıkarak

    Yüzyıllar geçti ama halen üç derdimiz var: Ayrılık, yoksulluk ve ölüm. İnsanlık var oldukça ayrılık ve ölüm de var olacak; ancak artık yoksulluğu ortadan kaldırmanın zamanı gelmedi mi?

    Vara vara vardım ol kara taşa
    Hasret ettin beni kavim kardaşa
    Sebep nedir gözden akan kanlı yaşa
    Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

    Nice sultanlar tahtan indirdi
    Nicesinin gülden benzini soldurdu
    Nicelerin Gelmez yola gönderdi
    Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

    Karacaoğlan der ki kondu göçülmez
    Acıdır ecelin şerbeti içilmez
    Benim üç derdim var birbirinden seçilmez
    Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

    Kazıcılar

    Şiir : 17. yüzyıl halk şiiri / Müzik : Murat Özyüksel

    Toprak hiç kimsenin ancak hepimizin olsun diyen 17. yüzyılın Diggers (Kazıcılar) hareketinin cesur İngiliz köylülerinin anısına.

    Siz soylu kazıcılar hepiniz
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi

    İşlemek için çorak toprağı
    Bakışları altında soylu atların
    Kazmanızı küçümsüyorlar
    Ve namusunu insanların

    Siz soylu kazıcılar hepiniz
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
    Evlerinizi yıkıyorlar
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
    Evlerinizi yakıyorlar
    Korkutmak için kentlerdeki yoksul insanları

    Siz soylu kazıcılar hepiniz
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi

    Sopadır tek yasaları
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi
    Sopadır tek yasaları
    Yoksul insanları dehşete düşürmek için

    Siz soylu kazıcılar hepiniz
    Ayağa kalkın, ayağa kalkın, ayağa kalkın şimdi

    Gün Doğarsa

    Şiir : Afşar Timuçin / Müzik : Murat Özyüksel

    Denizlerden, kayalardan, karanlık dağlar gibi kuytulardan ve zamanlardan geçmeden güneşe ulaşılabilir mi?

    Gün doğarsa denizlerin üstüne dalgalardan
    Güneşin en azından bir umut olduğunu
    Duymalısın her zaman

    Hep çok uzun bir gemi gibi açılır suda
    Bir şey taşır ufuklara, ufuklardan
    Çiçeklenir sonsuzlanır
    Biliyorsun geçmeden gidemezsin zamanlardan

    Gün doğarsa saçlarından saçlarıma
    Kavga büyük bir deniz varış yok ufuklarda
    Her şeyin en güzeline yazgılanmışız gitmişiz
    Gün doğarsa saçlarından saçlarıma
    Biliyorsun geçmeden gidemezsin zamanlardan

    Gün doğarsa gün geçmeden doğamaz çocuk uykularından
    Denizlerden, kayalardan, kuytulardan, sulardan
    Geçmeden gün doğamaz karanlık dağlar gibi kuytulardan
    Denizlerden, kayalardan, kuytulardan, sulardan

    Gün doğarsa denizlerin üstüne dalgalardan
    Güneşin en azından bir umut olduğunu
    Duymalısın her zaman
    Biliyorsun geçmeden gidemezsin zamanlardan

    Hürriyete Doğru

    Şiir : Orhan Veli / Müzik : Murat Özyüksel

    Sonuna kadar gidebilmek uğruna kaybedebileceklerine aldırmayanlara…

    Gün doğmadan
    Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola
    Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında
    İçinde bir iş görmenin saadeti
    Gideceksin ırıpların çalkantısında

    Balıklar çıkacak yoluna karşıcı
    Sevineceksin ağları silkeledikçe
    Deniz gelecek eline pul pul
    Bir kıyamettir kopacak ufuklarda
    Gideceksin

    Deniz kızları mı dersin kuşlar mı dersin?
    Bayramlar seyranlar şenlikler cümbüşler mi?
    Gelin alayları teller duvaklar donanmalar mı?

    Hey ne duruyorsun be at kendini denize
    Geride bekleyenin varmış aldırma
    Görmüyor musun her yerde hürriyet
    Yelken ol kürek ol dümen ol balık ol su ol
    Git gidebildiğin yere

    Hücre

    Şiir : Murat Özyüksel (Ece Temelkuran’ın 12/10/1997 tarihli Cumhuriyet Dergi’de yeralan “Hücre Sınır Tanımaz” başlıklı yazısından yola çıkarak) / Müzik : Murat Özyüksel

    Antik çağın muhafazakâr filozofu Aristotales, insanın ancak bir topluluk içinde yaşayabileceğini, “Tek başına yaşayan canlı, ya tanrıdır ya da hayvan,” diyerek vurguluyordu.
    İnsan doğasına aykırı bir yaşamın dayatılmasına karşı direndikleri için yitirdiklerimizin anısına.

    Ağır demir kapılar
    Kapandı üzerine
    Her gece olduğu gibi
    Yine soğuk hücre bu gece de

    Hücre karanlık
    Ve bir kapan gibi yalnızlık

    Elleri kirli sarı gocuğunda
    Arkadaşları dudaklarında
    Mırıldanır Naci, Ali, Selim diye
    Arkadaşları işkencede

    Hücre karanlık
    Ve bir kapan gibi yalnızlık

    Ağır demir kapılar
    Kapandı birdenbire
    Her gece olduğu gibi
    Yine soğuk hücre bu gece de

    İki çarpı ikibuçukluk hücrede geçer mi zaman?
    Sabah çok uzakta
    Yarım saat ayakta, yarım saat çökerek
    Geçmezki zaman
    Sabah çok uzakta

    Özgürlük

    Şiir : Afşar Timuçin / Müzik : Murat Özyüksel

    Biraz güllerin çocuk yüzlü durgun güzelliğine, biraz denizlerin ufuklarda başlayan bitmezliğine benzeyen özgürlüğün hayaliyle…

    Kuşlar özgürlüğü kanatlarıyla yazarlar
    Göklerin serin mavisine
    Özgürlük biraz benzer
    Güllerin çocuk yüzlü durgun güzelliğine
    Özgürlük biraz benzer
    Denizlerin ufuklarda başlayan bitmezliğine

    Beyazlara çizilen yorgunluk
    Silinir martıların korku veren sesinde
    Ne varsa göklerde var
    Ovalardan ufuklara kadar
    Ne varsa gözlerinde


  • Anasayfa
  • Anasayfa
    • Grup Üyeleri
      • Ali Erenus
      • Ayhan Ortuntaş
      • Barlas Çevikus
      • Ertuğrul Memed Koç
      • Murat Özyüksel
    • Diskografi
    • Şarkı Sözleri
      • Bir Çiçek Yılı Sonra
      • Birdenbire
      • Nerde Ellerin
      • Rayların İzinde
    • Paylaşım Kulübü
      • Haberler/Aktiviteler
      • Download
    • İletişim
    • Tarihçe
 

Işığın Yansıması grubunun resmi web sitesi © 2010 powered by Wordpress | produced by Crema