Şiirden Şarkıya
CUMHURİYET DERGİ – 26 NİSAN 1998
KEVSER DEVECİOĞLU
Murat Özyüksel, Murat Durmaz, Barlas Çevikus, müzik çalışmalarına 10 yıl önce Bursa’da başladılar. Daha sonra onlara Deniz Güngör katıldı. 1994′de çıkan ilk albümleri, “Bir Çiçek Yılı Sonra”, şimdiki grup üyelerinin bir arada olmamasından dolayı Ercüment Vural ‘la birlikte Murat Özyüksel adına çıktı. 1997′de çıkan ikinci albümleri ise “Birdenbire” adını taşıyordu. Albümlerinde yer alan Bütün parçaların sözleri şiirlerden oluşuyor. Grup Uludağ Üniversitesi kökenli. Grubun kurulmasına öncülük eden Murat Özyüksel, İstanbul Üniversitesi’nde Öğretim üyesi. Grubun adı, ” Işığın Yansıması”
Işığın Yansıması nasıl kuruldu?
Özyüksel: Yaklaşık lO yıl önce Bursa’da konserler vermeye başladık. Bir araya gelip zevk almak, birlikte bir şeyler paylaşmak,müzikal üretimin kolektif boyutunu yakalayabilmek için müzik yapıyorduk. Konserlere ilgi artınca, olaya daha farklı yönlerden bakarak besteler üzerinde daha yoğun çalışmaya başladık.
Çevikus: Murat Özyüksel, Uludağ Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevini yaparken grubu kurmuştu. Hocamız İstanbul Üniversitesi’ne geçti ve bir süre ara verdik. Grubun diğer üyeleri de mezun olup İstanbul ‘ a gelince grup yeniden gündeme geldi.
İlk albümünüz nasıl çıktı?
Özyüksel: Grubun yokluğunda Ercüment Vural’la kafa kafaya verdik ve konserlerde çaldığımız parçaları düzenleyip birkaç yeni beste ekleyerek “Bir Çiçek Yılı Sonra”yı oluşturduk, îki parçayı Ercüment Vural söyledi. Diğer parçaları Ali Erenus, Selen Gülün, Teoman Yakupoğlu, Aslı Omağ yorumladılar.
Çevikus: istanbul’a dönmemizle birlikte grup yeniden toplandı ve yeni albüm çalışmaları gündeme geldi. Yeni ve eski parçaların düzenlemeleriyle 1997 Haziran’ında ikinci albümümüz “Birdenbire”yi yaptık.
Neden Işığın Yansıması?
Özyüksel: İsme bütün grup üyeleriyle birlikte karar verdik. Bursa’da konser verdiğimiz sıralarda grubun ismi bile yoktu. Afşar Timuçin’in Işığın Yansıması şiirini çok seviyorduk ve konserlerde sık sık söylüyorduk. Hem anlam hem de estetik bağlamda bize cazip geldiği için bu isimde karar kıldık.
Albümlerinizde yer alan parçaların hepsinin sözleri şiirlerden mi oluşuyor?
Özyüksel: Evet, albümlerdeki bütün bestelerin sözleri şiir. Ağırlıklı olarak da Afşar Timuçin’in şiirleri yer alıyor. Başka şairlerin beğendiğimiz şiirlerine de yer veriyoruz. Orhan Veli, Cahit Külebi, Nâzım Hikmet, Özcan Yurdalan ve Nihal Özyüksel gibi şairlerin şiirleri yer alıyor.
Neden Afşar Timuçin’in şiirleri?
Özyüksel: Onun dünya görüşünü, dünyaya bakışını paylaşıyor ve şiirinin estetiğini seviyoruz. Şiirleri rock müziğine çok uygun sözler ve ritim içeriyor. Estetik var, belli bir bakış açısıyla slogancı değil.
Albümlerde yer alan şiirlere nasıl karar veriyorsunuz ve kim seçiyor?
Çevikus: Şiir kitapları okunurken zaten insan beynine takılan, kendi hayat görüşüne uyan şiirler mutlaka vardır. Seçtiğimiz şiirler lirizm içeriyor, melodik oluyor. Bizim kendi hayat görüşümüze ve müziğimizin lirizmine uyacak şiirleri seçiyoruz.
Özyüksel: Kayda girip sunuluş aşamasına kadar sürekli bir araya gelip parçalar üzerinde çalışıyoruz. Son kasette 12 şarkı varsa 20-30 şarkı çalışmışızdır. Söz, müzik, sound her şey bizce tatmin edici bir olgunluğa erişmiştir ve albüme almışızdır..
Şiir sizin için ne ifade ediyor?
Çevikus: Şiir okumak, İnsana beyinsel bir rahatlama getiriyor. Şiir ya da şarkı sözü bana bir şeyler ifade edebilmeli, insan kendinden bir şeyler bulabilmeli, beni biraz çözebilmeli, kendinde bulamadığın yanları sana daha iyi ifade edebilmeli ve sıcak gelmeli. Çünkü yaşam bir şiirdir.
Özyüksel: Şiir insana, yaşama dair bir anlatımdır. Okurken öyle bir şekilde gelip sizi buluyor ki bunu düşünüyordum ama ifade edememiştim diyebiliyorsunuz. Şiirlerin yaşamla birebir bağlantısı var. Örneğin doçentlik sınavına hazırlanıyorsun, sıkılmışsın ve bir şarkı duyuyorsun. “Yaşamak alışmaktır/İşportada satılan kadın geceliklerine/Alışmak manavlara/ Alışmak doçentlik tezlerine”
Her zaman olmasa da yaşadıklarınla şiir bir anda böyle örtüşebiliyor. O ritrni, o duyguyu içinizde hissediyorsunuz. Yaşamın içinde o şiir sizin için ön plana çıkıyor. Belki gerçekten estetize edilmiş bir yaşamı, belki şiir gibi yaşamaya, özlemi ifade ediyor…
Durmaz: Şiirle birlikte müzik de benim için önemli. Sırf şiir olduğu için müzik yapmıyoruz. Ama müzikle şiirbirbirini tamamlıyor. Bazı şiirlerin ritmi var.
Peki Afşar Timuçin’in tepkileri nasıl?
Özyüksel: Çok beğendiğini, tat aldığını ifade etti.
Bestelemek için seçtiğiniz şiirlerle, yaşamınızda etkilendiğiniz olaylar arasında bir bağ kurulabilir mi?
Genellikle evet. Örneğin sevgili dostum Özcan Yurdalan’ın “Pembe Karanfilli Kız”, 1 Mayıs gösterisinde trafik polisi tarafından kurşunlanan 17 yaşındabir gençle ilgili. Yurdalan şiirine “Mehmet Akif Dalcı/tanımadığımız bir delikanlıydı/gazetede fotoğrafını görmeden/o gece rüyama bir kurşun gibi girmeden önce” sözleriyle başlıyor. Uğur Mumcu’yu yitirmenin getirdiği dayanılmaz üzüntü içindeyken karşıma Afşar Timuçin’in sözleri çıktı.
“Değil mi ki kayalarda çiçeklenen savaşsın/Gökte sevinçsin beyaz beyaz/ Değil mi ki yıkadın tarlaları/Değil rni ki dağlardan/Geldiğin gün başlamayı bekler yaz”
(Özyüksel’e) Müzisyenliğin yanında öğretim üyeliğinizi de sürdürüyorsunuz…
Özyüksel: Siyasi tarih benim öğrencilik yıllarımdan beri meraklı olduğum bir alan; Müzikle de lise yıllarımdan beri ilgilendim. Ama ikisi arasında ilişki kurmak gerekirse yaratıcılık boyutunda olabilir. Mesela Şeyh Bedrettin olayını düşünmek, tarihsel bağlamda tüm yönleriyle algılamaya çalışırken, bunu şiir formunda gerçekleştirebilmiş büyük bir şairin diliyle bestelemek ve onu daha vurucu bir şekilde insanlara sunmak. Belki böylesi bir çalışma tarihçilik ile müzisyenliğimin bir kesişme noktasını oluşturabilir. Bunun dışında öğretim üyeliği ile müzisyenlik arasındaki ilişki, doktorluk, mühendislik gibi herhangi bir meslekte olandan farklı gelmiyor.erhangi bir meslekte olandan farklı gelmiyor.
cok sey ogrendim