Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım

Işığın Yansıması

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel


Bilyalardan atlılar gibi geçen
Uzun kar ışıkları denizlere koşarken
Çocuklara görünürsünüz birden
Belki bir de ateşböceklerine
Aklı olsa ya alev alev yanar
Ya da büyümez insan


Sen ki karlar gibisin
Uzak göklerden gelen ışıklar gibisin
Bir zamanlar gönlün geçti sokaklardan
Bir gün
Gün deyip geçemediğin bir gün
Yağmur tanelerinden kar tanelerinden
Birine bilet alıp geleceksin


Kar yağarken
Uzakları düşüncenle bir tutan yüreğine
Yakınlar çok söylenmiş birer yalan geliyor
Işıklar geçiyor hızla
Beyazlık sonsuz mu ki
Kar yağdıkça eksiliyor geceden

Aklı olsa ya alev alev yanar
Ya da büyümez insan


Gerçek Adalet

Söz: Paul Eluard
Müzik: Murat Özyüksel


İnsanlarda tek sıcak kanun
Üzümden şarap yapmaları
Kömürden ateş yapmaları
Öpücüklerden insan yapmalarıdır


İnsanlarda tek zorlu kanun
Savaşlara, yoksulluğa karşı
Kendilerini ayakta tutmaları
Ölüme karşı yaşamı savunmalarıdır


İnsanlarda tek güzel kanun
Suyu ışık yapmaları
Düşü gerçek yapmaları
Düşmanı kardeş yapmalarıdır


Hep var olan kanunlardır bunlar
Bir çocukcağızın yüreğinde başlar
Uzayıp, genişler, yayılır gider
Ta akıla akıla kadar


Japon Balıkçısı

Söz: Nazım Hikmet
Müzik: Murat Özyüksel


“Denizde bir bulutun öldürdüğü
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarımdan dinledim bu türküyü
Pasifikte sapsarı bir akşamdı.”



Balık tuttuk yiyen ölür
Elimize değen ölür
Bu gemi bir kara tabut
Lumbarından giren ölür
Etleri çürür dağılır
Balık tuttuk yiyen ölür


Elimize değen ölür
Tuzla güneşle yıkanan
Bu vefalı, bu çalışkan
Elimize değen ölür


Badem gözlüm, beni unut
Bu gemi bir kara tabut
Lombarından giren ölür
Üstümüzden geçti bulut


Badem gözlüm beni unut
Boynuma sarılma, gülüm
Benden sana geçer ölüm
Badem gözlüm beni unut


Bu gemi bir kara tabut
Badem gözlüm beni unut
Çürük yumurtadan çürük
Benden yapacağın çocuk


Bu gemi bir kara tabut
Bu deniz bir ölü deniz
İnsanlar ey,
Nerdesiniz?


Hrant

Söz: Özcan Yurdalan
Müzik: Murat Özyüksel


Hayat tek bir andır sensiz yollarda
Bu yıl erguvanlar sessiz düşecek suya
Al iki gözüm al iki ayna
Şehrin sokakları kaldı şimdi karanlıkta


Sahipsiz telefonlar çalıyor
Gün henüz açılmadı mevsim tenha
Bana haber verin hangi suya düşer
Kaç kurşun yarasına dökülür çiçekler


En çok erguvanlar bu şehre yakışır
Sen hem erguvanlar hem bu şehirsin Hrant
Al iki gözüm al iki ayna
Boğaz’da tüm çiçekler bembeyaz düştü suya


Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım

Söz: Mevlana
Müzik: Murat Özyüksel


Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak
Ne hoş ne güzel


Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım


Gökdeyiş

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel


Biz
Gece gibi ağaç gibi gündüz gibiyiz
Biz buyuz
Gökler gibi bir uçtan bir uca
Biz denizler gibi su
Çöl gibi susuz


Biz umut biz kavga
Biz böyle gökler gibiyiz
Bugün dalda yarın rüzgarda
Biz sonsuzluk gibiyiz böylece yaşamakta


Biz
Işıkların ışıklara karışması gibiyiz


Savaşçının Tanımı

Söz: Afşar Timuçin
Müzik: Murat Özyüksel


Dalga gibi vurup kıyılarıma
Bana sorarsın kimsin diye
Yüzyıllar kadar eskimiş biriyim
Yenilenirim
Dönemem geriye


Yaşatırım sende kendimi
Yaşamak diye umut diye
Ne olursa olsun dönemem geriye
Ben kavgaları yaşatmış biriyim
Denizler deniz olsun diye
Yarınlar yarın olsun diye


Kimsesizliğe inanmadım
Yapayalnız kalmadım sonunda
Yüreğimi açmışım sizlere
Takılmamışım bitmez gecelere


Gündüzü beklemekle geçer günüm
Gündüzü beklemekle

Korku gibi vurup akşamlarıma
Bana sorarsın kimsin diye
Bütün savaşlarda vuruşmuş biriyim
Ben umutları yaşatmış biriyim
Denizler Deniz olsun diye
Yarınlar yarın olsun diye


Pırpırlı Şarkı

Söz: Orhan Veli Kanık
Müzik: Murat Özyüksel


Uyandım baktım bir sabah
Güneş vurmuş içime
Kuşlara yapraklara dönmüşüm
Pırpır eder durur bahar rüzgarında
Kuşlara yapraklara dönmüşüm
Kuşlara yapraklara dönmüşüm


Nefes

Söz: Özcan Yurdalan
Müzik: Murat Özyüksel


Sen kendine bir gül ver
Ben kırılmış dal olayım
Söyle açılmasın pencereler
Bu şehirde yalnız kalayım


Ben kendimi bir egzozun
Dumanında savrulurken buldum
Hanelerin göçmüş hayallerim
Yıkılmışken gördüm


Çaresizliğin kapısı nerede nasıl
Çıkılır o kapıdan
Değişen bu şehir mi
Yoksa ben mi tükenmekteyim


Meydanlar çok kalabalık
Gökteki yıldızlar gibi
Sokakta yalnız çocukların
Tiner kokar nefesi


Memede Mektup

Söz: Nazım Hikmet
Müzik: Murat Özyüksel


Tohuma, toprağa, denize inan
İnsana hepsinden önce
Bulutu, kitabı, makinayı sev
İnsanı hepsinden önce


Kuruyan dalın
Sönen yıldızın
Sakat hayvanın
Duy kederini


Sevindirsin seni cümlesi nimetlerin
Sevindirsin seni karanlık ve aydınlık
Sevindirsin seni dört mevsim
Ama hepsinden önce
İnsan sevindirsin seni





Yorum bırakın: