Toktamış Ateş’i sevgiyle anıyoruz…

Çok sevgili Toktamış Hocamızın, Birdenbire albümümüzün ardından kaleme aldığı ve 12 Haziran 1997 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “Işığın Yansıması” başlıklı köşe yazısı:

Işığın Yansıması

CUMHURİYET – 12 HAZİRAN 1997
TOKTAMIŞ ATEŞ


Bu gençlerimiz, yani 70′liler ve 80′liler 1971 ve 1980′in acılarını yaşamadılar. Ucundan, kenarından anımsayabilecek olanlar da bir ölçüde unuttular. Ve çok şükür yaşam zenginliğinden paylarını daha çok alır oldular. Bugün size bu zenginleşmeyle ilgili bir olaydan söz etmek istiyorum.


Prof. Dr. Murat Özyüksel; bizim bölümde, yani istanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Öğretim üyesidir. Yoğun bir ders yükü olmasına karşın, Osmanlı’nın son dönemleri ile ilgili değerli araştırmalara imzasını atmıştır ve bu çalışmalarını kesintisiz sürdürmektedir.


Murat okulu bitirdikten sonra, araştırma görevlisi olarak Bursa’ya gitmişti. Orada yaptığı bilimsel çalışmaların yanı sıra, bir de “müzisyen yönünün” ortaya çıktığını duymuştum. Oradaki bazı arkadaşlarıyla kurdukları ve “Işığın Yansıması” adını verdikleri gruplarıyla konserlere katılıyorlardı. Fakat bir türlü fırsat yaratıp, Işığın Yansıması’nı dinleyemedim.


Daha sonra Murat yuvaya, yani mezun olduğu fakülteye döndü. Ve beste çalışmalarının sürdüğünü bilmeme karşın, uzunca bir dönem dinleme olanağını bulamadım. Derken “Bir Çiçek Yılı Sonra” başlıklı ilk kaset ve CD’sini çıkardı. Müthiş keyifli bir müzik şöleni oldu bu kaset. Zaten o dönemdeki bir yazımda da değinmiştim, yakın ve uzak çevremizde beğenmeyen olmadı. Fakat nedendir bilinmez, umduğumuz kadar ses getirmedi.


Bu arada Bursa’da “Işığın Yansıması” grubunda birlikte müzik yaptıkları Murat Durmaz ve Barlas Çevikus istanbul’a yerleşmişlerdi. Böylece, Işığın Yansıması, yeniden görülmeye başlandı. Birkaç cafe-bar’da sahneye çıktılar. Ama geç saatlerde sahne aldıkları için, bir türlü denk getirip gidemedim.


Ve nihayet geçen günlerde, gene Murat Özyüksel’in bestelerinden oluşan kasetleri, “Birdenbire”, dinleyicilerin “huzurlarına” çıktı.


Murat, bir Afşar Timuçin tutkunudur. İlk kasetinde olduğu gibi, bu kaset-CD’deki bestelerin çoğunluğu Afşar’ın şjirleri. Bunun yanı sıra Cahit Külebi, Orhan Veli, Özcan Yurdalan, Nâzım Hikmet ve Nihal Özyüksel’in şiirleri de var. Yapımcılığı gene “Kalan Müzik” üstlenmiş.


Umarım Murat’ın bu kaseti, ilk kasetinin kaderini paylaşmaz ve umut ettiğimiz ölçüde ses getirir, dinleyici bulur. Bu kez düzenlemelere Serdar Yalçın’ın da önemli katkısı olmuş. Ayrıca tüm şarkılarda klavyeli çalgıları gene Serdar Yalçın çalıyor.


Bu işin tekniğinden pek anlamamama karşın, kaseti dinlediğimde ilk kasetten çok daha farklı şeyler duydum. “Haklısınız hocam” dedi Murat ve bir sürü anlamadığım teknik özellik sıraladı. Bestelerde de birtakım farklı teknikler kullanmış. (Tabii onları da anlamadım). Fakat anlasam da, anlamasam da çok sevdim.


Aslında şiir seçimi de fevkalade olmuş. Nâzım’ın “Anlamak Sevgilİm” i, Külebi’nin “Hikâye”si, Orhan Veli’nin “Birdenbire”si ve “Gün Olur”u, Afşar’ın şiirleri ve ille de, “Bir Serüvenin Tanımı”.


Şöyle noktalıyor şiirini Afşar: “Evet ben tek başımaydım / Onlarsa çok yalnızdılar…”


Gençlerimiz yaralarını sarıyor artık…




Yorum bırakın: